Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz? Bir gül, bir güle derdi ki görseYalan söylüyorumGüller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.

Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz? 
Bir gül, bir güle derdi ki görse
Yalan söylüyorum
Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.

Bir cumartesi günü olsun gelişinGemilerin uzaklardan geldiğiSesinin yalnızlığıma iyi geldiğiEllerinin tabiata hayat verdiği bir cumartesi olsun..
Yavuz Yünt

Bir cumartesi günü olsun gelişin
Gemilerin uzaklardan geldiği
Sesinin yalnızlığıma iyi geldiği
Ellerinin tabiata hayat verdiği bir cumartesi olsun..

Yavuz Yünt

Önce sesin gelir aklıma
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Güzel olan dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
Sonra cumartesi günleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

Turgut Uyar

“
Rüzgar mı dedim…İsterim ki saçların dağılsın.Gece mi dedim.Hemen düşüncelere dalmalısın.

Aşk der demezKalbin hızlı çarpmalı.Sabah, dememe kalmadanUyanmalısın.
”
— Özdemir Asaf

Rüzgar mı dedim…
İsterim ki saçların dağılsın.
Gece mi dedim.
Hemen düşüncelere dalmalısın.

Aşk der demez
Kalbin hızlı çarpmalı.
Sabah, dememe kalmadan
Uyanmalısın.

— Özdemir Asaf

uverrciinkaa:

Saçlarından ödünç ver
Dört bahar geçti
Çiçek kokusu öpmedim
Çok oldu mutluluktan vazgeçeli…
Gülüşünden ver
Ömrümden al.image

"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olabilmesi için
Masada en az iki çay bardağı olmalı."
- Burak Aksak
Radyoda bir şarkı çalarÇayını bir başka yudumlarsın..Radyo da ne mi çalar ?Şimdi uzaklardasın…

Radyoda bir şarkı çalar
Çayını bir başka yudumlarsın..
Radyo da ne mi çalar ?
Şimdi uzaklardasın…

Kuşlar seni bilseydiKış geldiğinde göçüp gitmezlerdi..Gülüşünün sıcaklığında geçirirlerdi tüm kışı..
Yavuz Yünt

Kuşlar seni bilseydi
Kış geldiğinde göçüp gitmezlerdi..
Gülüşünün sıcaklığında geçirirlerdi tüm kışı..

Yavuz Yünt

Yaşıyoruz işte sevgilim..
Mevsim değişiyor, yağmur sulu şakalar yapıyor.
Ne zaman laf açılsa bir yerden,
- Gözlerin memleket meselesi oluyor . .  

Gün benim için uyandığımda değil,Çay içtiğimde başlar.

Gün benim için uyandığımda değil,
Çay içtiğimde başlar.

En çok ellerini sevmeli bir kadının. Örgü örünce, bin ilmeğe sığdırır aşkı;Çay demleyince bir demliğe, El sallayınca bir ömre…

En çok ellerini sevmeli bir kadının. 
Örgü örünce, bin ilmeğe sığdırır aşkı;
Çay demleyince bir demliğe, 
El sallayınca bir ömre…

"Söylesene bir ev ne zaman ev olur? Tuğlaları döşeyip, boyayı çekince mi yoksa çayı demleyip, perdeleri çekince mi?”

"Söylesene bir ev ne zaman ev olur? 
Tuğlaları döşeyip, boyayı çekince mi yoksa çayı demleyip, 
perdeleri çekince mi?”

Onu tanıdığımdan beri, Bütün yıldızların içimde parıldadığını,Dünyanın kalbime sel gibi hücum ettiğini, Vücudumda çiçeklerin açtığını hissediyorum. Dünya uyuduğu zaman Onun kapısının önüne gitmek,orada,merdivenlerde uyumak istiyorum

Onu tanıdığımdan beri, 
Bütün yıldızların içimde parıldadığını,
Dünyanın kalbime sel gibi hücum ettiğini, 
Vücudumda çiçeklerin açtığını hissediyorum. 
Dünya uyuduğu zaman 
Onun kapısının önüne gitmek,orada,merdivenlerde uyumak istiyorum

"akdeniz gülüşlü bir çocuk olsaydın
ağzının kıyısında uçarılıklar biriktiren
yüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beni
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi
sevilmekten ürpertili dingin gövden

ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da
gülüşünde onmaz acılar gizli.”

Haydar Ergülen

Kimin hıncıdır dünyayı ikiye bölen?
Kimdir dumanları yükselten mezbahaların kızıllığı üstünde?
Yoksa bir tek güneş
Yetmiyor mu herkese?
Ya da üstümüzdeki gök yeterince mavi değil mi?