Sen geldiğinde,Bu şehre yağmurlar yağacakRuhsuz her insan bir şemsiye açacak,Sen şemsiyeni almadan gel.



Sen geldiğinde,Bu şehir baştan başa çiçek tarlası gibi kokacakEllerinde papatyalarlaGüneşli bir bahar sabahı gel.
Sen geldiğinde,Gök delinecek, güneş utanacak güzelliğindenSen ellerinde gözlerinde,dudaklarında,Şiirlerle gel.
Sen geldiğince,Bir nisan sabahı olacak sevgilimBu şehre bir şiirler olacak.
Sen geldiğinde,Bu şehir baştan aşağı şiir olacakVe sen ellerinde papatyalarBir pazar sabahı,Nisan yağmurlarıyla bir bahar müjdesi gibi geleceksin.


                                                  Elif Öztürk

Sen geldiğinde,
Bu şehre yağmurlar yağacak
Ruhsuz her insan bir şemsiye açacak,
Sen şemsiyeni almadan gel.

Sen geldiğinde,
Bu şehir baştan başa çiçek tarlası gibi kokacak
Ellerinde papatyalarla
Güneşli bir bahar sabahı gel.

Sen geldiğinde,
Gök delinecek, güneş utanacak güzelliğinden
Sen ellerinde gözlerinde,dudaklarında,
Şiirlerle gel.

Sen geldiğince,
Bir nisan sabahı olacak sevgilim
Bu şehre bir şiirler olacak.

Sen geldiğinde,
Bu şehir baştan aşağı şiir olacak
Ve sen ellerinde papatyalar
Bir pazar sabahı,
Nisan yağmurlarıyla bir bahar müjdesi gibi geleceksin.

                                                  Elif Öztürk

Bir cumartesi olsun gelişinGözlerinin bakılmaktanEllerinin tutulmaktanSaçlarının okşanmaktan yorgun düştüğü bir cumartesi olsun..Yavuz Yünt

Bir cumartesi olsun gelişin
Gözlerinin bakılmaktan
Ellerinin tutulmaktan
Saçlarının okşanmaktan yorgun düştüğü bir cumartesi olsun..

Yavuz Yünt

Bir gün gerçekten güzel bir şair olursamKuşların şiirini yazacağım..

Bir gün gerçekten güzel bir şair olursam
Kuşların şiirini yazacağım..


“yoktu haberin doğru ama bunun ne önemi varben senin gözlerini görmeden ezberlemiştim..”

                — Ali Lidar

yoktu haberin doğru ama bunun ne önemi var
ben senin gözlerini görmeden ezberlemiştim..

                — Ali Lidar

Uyuyalım mı? Dedi bir süre sonra
her ne durumda olursam olayım, her duyduğumda gülümseyerek itaat ettiğim tatlı bir buyruk gibiydi bu laf.
Yanımda olsa, sıkıca sarılırdım
Değildi.

              — Ali Lidar


Zamanı nasıl kullanacağımız konusunda bile anlaşamazdık.Sen arada uyanırdın, ben ara sıra uyurdum.Sıfır ortak noktadan kocaman bir aşk yaratan biz,biz nasıl bu hale geldik hiçbir fikrim yok.Güzel laflar etmediğimden şikayet ederdin ya hep,ben şimdi seninleyken sevmediğim şeyleri bile özledim.”

           — Ali Lidar

Zamanı nasıl kullanacağımız konusunda bile anlaşamazdık.
Sen arada uyanırdın, ben ara sıra uyurdum.
Sıfır ortak noktadan kocaman bir aşk yaratan biz,
biz nasıl bu hale geldik hiçbir fikrim yok.
Güzel laflar etmediğimden şikayet ederdin ya hep,
ben şimdi seninleyken sevmediğim şeyleri bile özledim.
          — Ali Lidar

Müziğin sesini duymayanlar,dans edenleri deli sanıyor..
(Nietzsche)

Sahi biz seninle hiç dans etmedik değil mi ?

Müziğin sesini duymayanlar,
dans edenleri deli sanıyor..

(Nietzsche)

Sahi biz seninle hiç dans etmedik değil mi ?

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim 
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara 
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden 
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz 
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz". 
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere 
O gülün yüzü gülmüyor sensiz..

                  Cemal Süreya

Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı. Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda. Yoksa, zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta karıştırıp, Bir başına yudumlamak doyasıya. Ama; “Çaya kaç şeker alırsın?” Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra..

Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı. 
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda. 
Yoksa, zor değil, hiç zor değil, 
Demli çayı bardakta karıştırıp, 
Bir başına yudumlamak doyasıya. 
Ama; “Çaya kaç şeker alırsın?” 
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra..

Göğsüne yaslanabilir miyim? dedi uykuya yenik gözlerle.
Kendi sesimle irkildim; “Yaslanabilir, orada yaşlanabilirsin. Ben… kıpırdamam!”

Ahmet Mümtaz Taylan

Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün Her şeye rağmen ellerin üşür Üşürse beni unutma..

Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün 
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün 
Her şeye rağmen ellerin üşür 
Üşürse beni unutma..

Bütün şarkılarda bahsediliyormuş, onu farkettim. Ezelden beri o nazlanan senmişsin. Saray çatılarında senin için düello yapılmış… Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine ‘Benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum.

Bütün şarkılarda bahsediliyormuş, onu farkettim. 
Ezelden beri o nazlanan senmişsin. 
Saray çatılarında senin için düello yapılmış… 
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine 
‘Benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ diye sorar. 
Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. 
Kulaklarıma inanamıyordum. 
Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum.

Saçlarını koklamak ne baş döndürücü saadet! 
Ya ellerin? yaşayan, duyan ve düşünen ellerin, 
muhteşem bir çiçek gibi açılan, muhteşem bir çiçek gibi kapanan ellerin…

                — Cemil Meriç,



Adam şapkasına rastladı sokaktaKimbilir kimin şapkasıAdam ne yapıp yapıp hatırladıBir kadın hatırladı sonuna kadar beyazBir kadın açtı pencereyi sonuna kadarBir kadın kimbilir kimin karısıAdam ne yapıp yapıp hatırladı.Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı Adam bulut gibiydi, hatırladıAdamın ayaklarının altındaYıldızların yıldız olduğu vardı Adam yıldızlara basa basa yürüdü Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı
Cemal Süreya

Adam şapkasına rastladı sokakta
Kimbilir kimin şapkası
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kimbilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı.

Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda 
Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı 
Adam bulut gibiydi, hatırladı
Adamın ayaklarının altında
Yıldızların yıldız olduğu vardı 
Adam yıldızlara basa basa yürüdü 
Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı

Cemal Süreya